Eskiden...Bugün

Küçük bir çocukken de şehit haberleri geliyordu, koca adam olduğumda da. Hiçbir şey değişmedi. Sadece ölen çocuklar artık benden daha genç o kadar.

Bir de artık siyasetçiler daha ahlaksız.

Eskiden "bıçak kemiğe dayandı" der, dururlardı. Herkes bunun yalan olduğunu, bu adamların topunun kabiliyetsiz olduğunu bilirdi. Yerin dibine girmesi gerekirken üste çıkmaya çalışan yoktu. Mesela "bağımsız" bir cumhurbaşkanının terör olayları ile ilgili olarak "Terörden rant elde ediyorlar. Yaptıkları şey bu. Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya bir anayasayı inşa edecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı, durum bugün çok daha farklı olurdu." dediğini hatırlamıyorum. Kendisini eleştiren şehit babalarına "Karakteri bozuk olanlar da var" dediğini de hatırlamıyorum. Gerçi ben herhangi bir cumhurbaşkanının her türlü açılış törenine gidip "400 milletvekili" istediğini de hatırlamıyorum. Seçim öncesinde başlayan bu açılış törenlerinin, seçim bitimiyle ile bıçak gibi kesildiğini de ilk kez bu dönemde gördüm.

Eskiden de şehit yakınları politikacılar tarafından ekranlara çıkarılıyordu. Politikacı ve avaneleri, hüzünlü bir şekilde cenaze namazında saf tutar, sonra işlerine giderlerdi. Şimdiki gibi futbol maçlarına katılıp, olan bitenden anlamayan şu zavallı çocuğun yanında neşeli görüntüler göstermezlerdi. Şu çocuk gibi hayatları boyunca eksik kalacak çocuk sayısının arttığını bildiği halde böyle neşeli olduğu ihtimalini düşünmek bile istemiyorum.


Peki durumdan nasıl kurtulacağız? Bilmiyorum.

Bir taraf birilerinin aklıyla önce "Cumhurbaşkanımız öyle bir şey demedi",sonra "Cumhurbaşkanımız öyle bir şey demek istemedi" dedikten sonra gazete binası taşlarken, diğer taraf "suçlu masum kim varsa temizleyelim" diye desteksiz atarken, bir diğeri barış isteğini hayatı boyunca dağda silahlı bir mücadele içinde olana anlatamazken, ötekisi haklı eleştirilerini kimseye anlatamazken bu işin çözülemeyeceği bir gerçek.

Bu saatten sonra terörü lanetlesen ne fayda. Bu coğrafyayı lanetleyen lanetlemiş zaten. Teröristlerle devletler savaşmış. Devletler birbirleriyle savaşmış. Emperyalistlerle yereller savaşmış. Yahudilerle Filistinliler savaşmış. İmparatorluklar birbiriyle savaşmış. Daha da git geriye kabileler birbirleriyle savaşmış. İşte bu yüzden mülteciler görece stabil olan Türkiye'de kalmak istemiyorlar, o dalgalı denizleri, dikenli telleri aşmaya çalışıyorlar.

Velhasılıkelam kardeşim, bu işler zor. Biz barış demeye devam, gerisi Allah kerim.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.